Home

Bu yeni seride Playofflar yaklaşırken birbiriyle eşleşen takımların güçlü yanlarını zayıf yanlarını videolarla ve örneklerle açıklayacağız.

Orlando Magic – Rakamlar

  • Hız: 93.5 (18. sırada)
  • Hücum Etkililiği: 105.7 (10. sırada)
  • Doğru Şut Yüzdesi: Yüzde 55.5 (9. sırada)
  • Asist Oranı: 19.14 (24. Sırada)
  • Top Kaybı Oranı: 14.21 (25. Sırada)
  • Hücum Ribaundu Oranı: 25.67 (18. sırada)
  • Serbest Atış Oranı: 32.8 (5. sırada)
  • Üç Sayılık Oranı: 32.7 (1. sırada)

Orlando Magic – Güçlü Yanları

Pick and Roll

Orlando Magic, pick and roll denince aklımıza gelen en iyi takımlardan biri ve bunun aslan payı Dwight Howard’a ait. Howard maç başına en çok pick and roll oyunu oynanan oyuncu, her pozisyonda ortalama 1.45 sayı atarken bunu yüzde 84.7 şutla yapıyor.

Howard en iyi sahanın sol tarafında perdeleme yapıyor (öyle olunca yüzde 100’le şut atıyor) ancak çoğu pick and roll tepe noktadan başlıyor. Buradan ise yüzde 82 ile şut atıyor. Howard’ın perdelemesinin bu kadar iyi olmasının sebeplerinden biri hareketliliği:


Burada, Orlando pick and roll’unu yapıyor ve savunmacı Kwame Brown oyuncuyla pota arasına iyi giremiyor bile; çünkü Dwight çok atletik ve hareketli, Brown çok tehlikeli bir yerde kalakalıyor ve topa müdahale edemiyor.

Ek olarak, Howard iyi perdeleme yapabilmek için vücudunu kullanıyor. Burada perdesi sayesinde savunmacı geriden gelmeye başlıyor ve yardım gelmek zorunda kalıyor. Buradaki yardımla, Hidayet’in tüm yapacağı sadece Dwight’a yüksekten pas atmak çünkü içeride uzun oyuncu kalmadı.

Ancak Dwight tek başına bu başarının mimarı değil. Ayrıca Jameer Nelson ve Hidayet Türkoğlu’nun perdelemeden çıkma konusunda çok iyi olmaları da bu başarıyı getiriyor. Nelson yüzde 45.3 şut yüzdesiyle pozisyon başına 0.98 sayı üretiyor. Nelson’ın şut yeteneği yüzünden, takımlar topu taşıyan o iken, perdenin yukarısından geçmeye çalışıyor. Bu onun potaya kolayca gitmesini sağlıyor. Nelson’ın perdeden çıkıp potaya gittiği pozisyonları, Nelson’ın diğer tercihlerinin yüzde 32.3’ü, bu da NBA’in bu konudaki en iyi 10. oyuncusu olmasını sağlıyor.

Nelson potaya giderken, Hidayet şut atıyor (ayrıca Dwight’ın potaya gidişlerinde harika paslar atıyor). Hidayet perdeden çıktığında yüzde 84.1 oranında şut kullanıyor, bunların da yüzde 44.4’ünü basketle sonuçlandırıyor.

Hidayet’in başarısının sırrı vücudu ve pas yeteneği. Perdeden çıkıp çok iyi paslar atabildiği için takımlar onunla pota arasına çok sert bir şekilde girmiyor. Buna ek olarak, vücudu sayesinde uzunların üstünden şut atabiliyor.

Burada Hido, Howard’ın perdesinden çıktığı sırada Drew Gooden bir adım öne çıkıyor. Hidayet sakince şutunu atıyor, basketi buluyor.

Hücum Ribauntlarından Buldukları Sayılar

Orlando Magic çok yüksek sayıda hücum ribaundu almıyor (bu konuda NBA’in 18. sırasında bulunuyor) ancak aldıkları zaman, bunu sayıya çevirebiliyorlar. Synergy’nin yazdığına göre, Orlando’nun hücum ribauntlarından gelen sayılar incelendiğinde NBA’in en iyi takımı olduğu görülüyor. Bunun Dwight Howard sayesinde olduğuna şüphe yok. Howard hücum ribaundunu aldığında oldukça etkili; çünkü ribaundu aldığı anda çabucak topla geri yükselebilme yeteneği var:

Burada, Howard topu alıyor ve kontrolünü sağladığı anda yükseliyor ve savunma yetişmeden turnikeyi bırakıyor.

Orlando Magic – Zayıf Yönleri

Top kayıpları

Orlando Magic aldığı her dört toptan birini kaybediyor, top kaybı oranları 25.67. Bu istatistikle NBA yirmi beşincisi. Post oyunu yapmaya çalışırken top kaybı yapıyorlar genelde, post up pozisyonlarının yüzde 13.7’si top kaybıyla sonuçlanıyor (NBA üçüncüsü). Magic yalnızca iki oyuncusuyla post oyunu yapıyor (Dwight Howard ve Brandon Bass) ve iki oyuncu da bir sürü top kaybediyor. Howard post pozisyonunda top kaybı sıralamasında 99. iken Bass 105. sırada.

Tahmin edebileceğiniz gibi, Howard’ın top kayıplarının birçoğu hücum faullerinden geliyor.

Burada Dwight Howard topu yakalıyor ve ortaya doğru gitmeye çalışıyor. Savunmacı Jason Collins zamanında yetişiyor, pozisyon alıyor ve Dwight Howard etrafından dolaşmıyor. Onun yerine omuzlarını kullanıyor ve üstüne çullanıyor.

Bu oyunda ise Howard pozisyon almak için mücadele ediyor; ancak sol eli vücudundan çok açılıyor. Başlangıçta da faul çalınabilir; ancak ikinci kere yaptıktan sonra düdük geliyor.

Bass’ın zorlandığı nokta ise ikili sıkıştırmada topu kaptırması:

 

Burada, Bass topu postta alıyor ve top sürdüğü anda ikili sıkıştırma geliyor. Basit oynamak yerine (dışarıya pas) tereddüt ediyor, ikili sıkıştırmayı yarmaya çalışıyor ve topu kaybediyor.

Geçiş Oyunları

Orlando Magic’in NBA’in en yavaş takımlarından biri olduğunu görmek garip, maç başına 93.5 pozisyon oynuyorlar. Ancak, geçiş oyunlarında ne kadar etkisiz olduklarını görünce, işi niye ağırdan aldıklarını anlıyorsunuz. Synergy’e göre, Magic hızlı hücumlarda pozisyon başına sayıda NBA’in en kötü takımı. Top kayıpları bunun büyük bir kısmını oluşturuyor (Geçiş pozisyonlarının yüzde 13.4’ünü top kaybıyla sonuçlandırıyorlar) ancak hızlı hücumlarda başarısız olmalarının asıl sebebi topu bir türlü basket yapamamaları. Geçiş pozisyonlarında yüzde 49.3 ile şut atıyorlar, bu da NBA’in en kötüsü. Bu muhtemelen çember yerine üçlük denemelerinden kaynaklanıyor.

İki oyun da Magic’in hızlı hücum stratejisi için iyi örnekler. İkinci video muhtemelen ilkinden daha fazla şey anlatıyor. Orada, Jameer Nelson topu çalıyor ve hızlı hücumu başlatıyor. Bu olurken üç Magic oyuncusu üç sayılık çizgisine gidiyor ve orada beklemeye başlıyor. Nelson içeri dalmaya çalışıyor; ancak savunma çabuk dönüyor üçlük çizgisi dışındaki bir arkadaşına pas atmaya zorluyor. Hiç kimse çembere ilerlemiyor ve bu da geçiş pozisyonlarını oldukça etkiliyor.

Atlanta Hawks – Rakamlar

  • Hız: 91.7 (27. sırada)
  • Hücum Etkililiği: 103.7 (20. sırada)
  • Doğru Şut Yüzdesi: Yüzde 54.3 (13. sırada)
  • Asist Oranı: 21.97 (15. sırada)
  • Hücum Ribaundu Oranı: 23.53 (29. sırada)
  • Serbest Atış Oranı: 26.8 (29. sırada)
  • Üç sayı oranı: 22.7 (12. sırada)

Atlanta Hawks – Güçlü Yanları

Topsuz Perdelemeler

Atlanta Hawks oyuncuları, topsuz alanda hareketlenmişse, muhtemelen durdurulması güç bir hücum başlatacaklar demektir. Hawks’ın asıl sorunu bunu yeterince fazla yapmamaları. Bunun en iyi belirtisi topsuz alandaki perdelemeleri kullandıklarında Hawks’ın başarılı olduğu gerçeği. Hawks bu konuda pozisyon başına sayı olarak NBA beşincisi, yüzde 47 şutla 0.963 sayı buluyorlar. Sorun ise bu topsuz alandaki perdelemelerden gelen şutlar Hawks’ın toplam pozisyonlarının yalnızca yüzde 3.9’u.

Burada, oyun Jamal Crawford’ın topu yüksek posta getirmesiyle başlıyor. Pası yaptıktan sonra, sanki ikili perdeleme yapacakmış gibi pozisyon alıyor. Teague ters tarafa giderken Crawford perdelemeyi kullanan oyuncu oluyor. Crawford ortaya çıkıyor ve boş şutu kullanıyor.

Topsuz alandaki perdelemeler yalnızca 2-3 numaralar için değil. Burada, Jason Collins kanatta topu Josh Smith’e gönderiyor. Sonra Al Horford’a perdeleme yapıyor. Horford perdeden çıkıyor ve tepede boş kalıyor, Smith pası ona gönderiyor. Horford topu alıp boş şutta isabet buluyor.

Joe Johnson’ın Post Oyunları

Hawks’ın başarılı olduğu diğer bir alan ise boyalı alan. Posttayken, Hawks pozisyon başına 0.893 sayı buluyor, bu istatistik de onların NBA’de bu sıralamada 14. olduğunu gösteriyor. Bireysel olarak incelerseniz, Joe Johnson’ın Hawks için en iyi opsiyon olduğunu fark ediyorsunuz. En çok post yapan üç oyuncu arasında (Josh Smith, Al Horford ve Joe Johnson bütün post oyunlarının yüzde 76’sını yapıyorlar – sırasıyla yüzde 28.4, yüzde 24.2 ve yüzde 24) Johnson en yüksek pozisyon başına sayıya sahip oyuncu (1.08) ayrıca en yüksek şut yüzdesi de ona ait (yüzde 52). Johnson’ın en başarılı olduğu nokta boyalı alanın sol tarafı. Johnson’ın postta başarılı olmasının sebebi ise pozisyonuna göre oldukça iyi bir vücudu olması. Bu şekilde boyalı alanda yüz yüze oyun dahil birçok oyun yapabiliyor:

Burada, Johnson topu boyalı alanda alıyor, savunmacısı ise Ginobili. Johnson’ın ona karşı vücut avantajı var, yüzünü dönüyor, durumu inceliyor ve bir adım geri alıp şutunu atıyor.

Boyalı alanda onu daha büyük bir tehlike haline getiren ise post dışına iyi paslar verebilmesi. Hawks topu onunla içeri sokmayı seviyor ve sonra etrafında bekliyorlar. Bu da başarılı bir hücum demek oluyor:

İşte, Johnson topu postta aldı. Andre Miller ikili sıkıştırmayı yaptı ve Johnson bu şekilde topu boşta üçlük için bekleyen Kirk Hinrich’e gönderebildi.

Atlanta Hawks – Zayıf Yanları

Çizgiye Gidememek

Serbest atışlar sayıya ulaşmanın en kolay yollarından biri, özellikle playofflarda. Atlanta Hawks serbest atış konusunda NBA’in en kötü takımlarından biri. Hawks serbest atış oranında 29. sırada, serbest atış oranları ise 26.8 (lig ortalaması 30.0)

Peki niçin serbest atış çizgisine gidemiyorlar? Çembere gitmeden şut kullanmalarıyla oldukça ilgili bir şey bu. Hoopdata’nın verilerine göre, Hawks çembere en az giden takım, maç başına yalnızca 20 kere gidiyorlar (lig ortalaması 24.0). Ne kadar çok şut kullanırsanız, o kadar az temas sağlarsınız, ne kadar az temas sağlarsanız o kadar az serbest atış çizgisine gidersiniz. Hawks uzaktan şut atan bir takım, gerçi sokuyorsanız o şutları problem yok. Eğer sokamıyorsanız, o zaman bir sorun var demektir; çünkü serbest atıştan kolay sayılar da yakalayamıyorsunuz.

Bu bu seride oldukça önemli; çünkü çembere gitmezlerse Dwight Howard’ı faul problemine sokamazlar.

Birebir Oynamayı Kötü Yapmak

Geçen sezonki playofflarda, Hawks’ın birebir oyunu canlarını yakan şeydi. Bu sezon takım olarak daha az birebir oynuyorlar; hala canları yanıyor çünkü Hawks’ın birebir oynanılan hücumlarının etkililiğinde büyük bir düşüş var.

Birebir performanslarındaki bu düşüşün sebeplerine baktığımızda, akla gelen ilk şey Joe Johnson’a bakmak oluyor. Ancak Johnson’ın birebir oynama istatistikleri geçtiğimiz sezonkiyle neredeyse aynı. (Bu sezon pozisyon başına 0.86 sayı buluyor, geçen sezon 0.88, iki sezonda da NBA’in bu konuda 165. sırasında bulunuyor) Hawks’ın etkililiğinin düşüşünün başlıca sebebi, birebir oynayacak oyuncu olarak Josh Smith’i bırakmaları. Smith geçen sene posttan yüzde 45.4 ile 0.96 sayı buluyordu bu sene ise yüzde 35.9 ile şut atıp 0.72 sayı buluyor. Smith’in birebirdeki düşüşünün temel sebebi ise potaya gitmek yerine şut kullanması. Smith bu şutlarda yalnızca yüzde 27.3 ile oynuyor.


İşte, Smith 8 saniye kala köşede topu alıyor. Kendisinden daha az atletik olan Kenyon Martin’in üzerine gitmek yerine, Smith kolay olanı seçiyor ve fake’i gösterdikten sonra şut atıyor.

Bu oyunda, Smith topu yakalıyor ve savunmacısı Amar’e Stoudemire ona yaklaşmayı bile düşünmüyor. NBA’de “Eğer kendini sürekli bomboş şut atarken buluyorsan emin ol bir sebebi vardır” diye bir laf vardır. Smith için bu sebep savunmanın şutu atıp kaçıracağını bilmesi.

Çeviridir.

Orijinali: http://nbaplaybook.com/2011/04/08/round-1-preview-orlando-vs-atlanta-offensive-breakdown/#more-12999

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s